Konut Organizasyonun Geleceği: Kiracı Sendikaları
- Mina Saydan - Editor Ekibi
- 17/02/2025
- Araştırma
- evsizlik, kamulaştırma, kiracısendikaları, kiragrevi, kirazamları, konutkrizi, konutmücadalesi
- 0 Yorum
Konut krizine verilecek tek yanıt kolektif eylemdir. Kiracı sendikalarının büyüyen hareketi, evlerimiz için verilen mücadelede yeni bir cephe vaat ediyor.
Daniel Tyson’ın, finansal olarak karşılayabileceği bir yer bulmak için 15 günü vardı. Birkaç yıl boyunca, Florida’nın St. Petersburg şehrindeki bir otelde yaşadı ve haftalık 125 dolar ödedi. Aylık ödeme yapmış olsaydı, kirası daha düşük olacaktı ama tam zamanlı bir depo sevkiyat görevlisi olarak yeterince birikim yapamıyordu. Bir süre sonra, inşaat şirketleri herkesi dışarı atıp binayı yıkıp lüks bir otel inşa etmeye karar verdiler. Ekim ayıydı ve kış mevsimi için güney yolculuklarına başlayan insanlar, kiraların daha da artmasına sebep oluyordu. Daniel’in gidecek yeri yoktu.
Celia Williams, Chicago’daki Rogers Park mahallesindeki binasında bir yılın biraz altında bir süre kaldıktan sonra, yatağında tahta kurusu görmeye başladı. Birkaç kiracı, böcekleri yöneticiye bildirdi; her biri yalnızca kendilerinin şikayet ettiği iddia edilen bir mesaj aldı. Yönetim aylarca sorunu yeterince ciddiye alıp çözmeyi reddetti; teknisyenler yalnızca tek bir daireyi tedavi etmekle yetindi. On binlerce dolarlık öğrenci borcu altında olan Celia, taşınmak için para harcamak istemedi — ne de olsa, bir sonraki binada da koşullar muhtemelen benzer olacaktı.
Felix Watson, Raleigh, Kuzey Carolina’da bir stüdyo daire için ayda 795 dolar ödüyordu. Bina kötü durumdaydı ama Felix’in Starbucks barista eğitmeni olarak kazandığı maaşa göre uygun fiyatlıydı. Felix, yaşadığı konutun bir kâr amacı gütmeyen uygun fiyatlı konut geliştiricisi tarafından satın alındığını duyunca rahatladı; yeni sahipler Noel kartları bile göndermişti. Ancak, kiralar önce 845 dolara, birkaç ay sonra ise 1.100 dolara yükseldi; bu 40’tan fazla bir artış anlamına geliyordu. Şok yaşadığını belirten Felix, aynı zamanda kredi kartı borçları ve sağlık faturalarıyla da mücadele ettiğini belirtti, “Evsiz kalacağım diye çok korktum.” dedi.
Louisville, Kentucky’de yaşayan Isaiah Threats, verandasında oturup avluda çocukların oynayışını izlemeyi sevdiği bir siteye taşındı. Topluluk içinde yaşamak ona güzel bir his veriyordu. Ancak yedi yıl önce taşındığı günden bu yana çok şey değişti: Isaiah şimdi daha az hizmet için daha fazla para ödüyor ve hiçbir şeyin düzgün çalışmadığını söylüyor. Küvetini su kesintisi durumuna karşı dolduruyor. Bazen ısıtma açılmıyor; bazen de klima. Isaiah’nın yaşadığı yerin ev sahibi, birçok kurumsal mülk sahibi gibi federal destek alıyor; yani düşük faizli büyük bir kredi kullanıyor ve sınırlı denetimden faydalanıyor. Buna rağmen, her yıl Isaiah’nın kirasını artırıyor, geç ödeme yaparsa ceza kesiyor ve kartla ödeme yaparsa ekstra ücret talep ediyor. Isaiah “Bizi son kuruşumuza kadar zorluyorlar, eğer kirayı bir kez daha artırırlarsa, nereye gideceğimi bilmiyorum.” diyor.
2020’den bu yana ABD genelinde kiralar %20’den fazla artış gösterdi. 22 milyonun üzerinde hane, gelirinin %30’undan fazlasını kira ve faturalara harcayarak kira yükü altında yaşıyor. Zorunlu tahliyeler de artışta; birçok şehirde tahliye başvuruları pandemi öncesi ortalamalara göre %50 artmış durumda. Kiralar ve tahliyeler hızla artarken, evsizlik de rekor seviyelere ulaşmış durumda; 650.000’den fazla insan gecelerini dışarıda geçiriyor. Öte yandan, 16 milyon ev ise boş duruyor.
Krizin boyutu net olsa da, çözüm konusunda ortak bir zemin bulmak zor. İnşaat şirketlerinin, kendi çıkarlarına hizmet eden yanıtı ise sürekli daha fazla inşaat yapmaktan öteye geçmiyor. Onlara göre sorun üretim yetersizliğinden kaynaklanıyor. Ancak; son iki yılda, birden fazla ailenin yaşayabileceği konutların üretimi son 50 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış olsa da, yeni yapılan daireler genellikle piyasa fiyatları üzerinden kiralanıyor ve bu durum çalışan kesimin ihtiyaçlarını karşılamıyor.
Kiracılar için asıl sorun piyasanın kendisi. Piyasa, güvenli ve sağlam ev ihtiyaçlarımızdan ziyade ev sahiplerinin kârlarını önceliklendiren bir sisteme dönüştürmüş durumda. Kiracılar, dünyanın en güçlü finansal güçlerinden biri olan birleşik emlak sermayesiyle karşı karşıya. Emlak lobisi, ülkedeki en fazla harcama yapan lobilerden biri olarak, hükümetin her kademesindeki iki büyük partiye mensup siyasetçilerin desteğini satın alıyor. Ulusal Emlakçılar Derneği (National Association of Realtors) ve yerel muadil gruplar, kira kontrolü ve kiracı koruma politikalarına karşı milyonlar harcıyor. Seçimle göreve gelen yetkililer ise bu gücü destekleyen politikalar, cömert kamu sübvansiyonları, deregülasyon ve tavizlerle bu sistemi pekiştiriyor. Bu lobiler tarafından yönlendirilen birçok politikacı, ev sahiplerinin uzmanlığını yücelten bir dil kullanarak, onların kâr odaklı hareketlerini hayırseverlik gibi gösteriyor ve onları “konut sağlayıcılar” olarak tanımlıyor.
Ev sahipleri kiraları artırırken, bina yöneticileri en temel bakım maliyetlerinden bile kısmaya çalışırken ve otomatik fiyatlandırma algoritmaları şirketlerin fahiş fiyatlar uygulamasına olanak tanırken; Daniel, Celia, Felix ve Isaiah gibi kiracılar kiracı sendikalarına katılarak bu duruma tepk, veriyor. Daniel, St. Petersburg Kiracı Sendikası’na; Celia, Chicago Kiracılar Birliği’ne; Felix, Triangle Kiracı Sendikası’na; Isaiah ise Louisville Kiracı Sendikası’na katıldı.
Birçok kiracı sendikası pandemi döneminde kuruldu; bazıları henüz ilk adımlarını atıyor, mahalleleri gezip destek toplamaya çalışıyor. Diğerleri ise birkaç yıl önce örgütlenmeye başlayarak daha belirgin yapılar oluşturdu ve bazı kazanımlar elde etti. Şu anki ortak görüş, kiracıların evlerini savunabilmek ve ev sahipleriyle onları destekleyen güçlere karşı durabilmek için; yoksul ve işçi sınıfı mahallelerinde güçlü ve köklü, büyük örgütler kurmaları gerektiği yönünde. Kiracılar; kira artışlarını, küflü banyoları ve tahliye kabuslarını birer güç kaynağına dönüştürüyor.
Kiracıların kolektif hareketi, yeniden büyüme ve yapılanma aşamasında olsa da; federal kira kontrolü, kamusal konutlara büyük yatırımlar yapılması, zorunlu tahliyelerin engellenmesi ve evsizlik sorununun çözülmesi gibi nihai hedeflere ulaşacak kadar güçlü değil. Ancak kiracılar daha fazla yerde örgütlendikçe, farklı şehirlerde ve eyaletlerdeki sendikalar aralarındaki ilişkileri güçlendirdikçe ve daha fazla kiracı kendi koşullarıyla politikleşmeye başladıkça, bu ufuk daha da yakınlaşıyor.
Florida’da depo görevlisi olarak çalışan Daniel, üç yıl önce tahliye edilme tehlikesiyle karşılaştığında; kiracılar sendikası oradaydı. Bir sosyal hizmet uzmanı veya avukatın aksine, sendika kimin gücü olduğu, kimin olmadığı ve kolektif eylemin neler başarabileceği üzerinden durumu politik bir şekilde çerçevelendirdi. Daniel nihayetinde yaşadığı otelden ayrılmak zorunda kaldı ama kendisi ve diğerleri için mücadeleye devam etmek için sendikanın bir üyesi olarak kalmaya devam etti.
“Ucuz Konut” Bir Aldatmacadır
Nisan 2024’te, Los Angeles Polis Departmanı’ndan memurlar, yaklaşık dört yıldır kira grevi yapan kiracıları, bir belediye meclisi toplantısından dışarı çıkardı. Kiracılar, Hillside Villa Kiracılar Derneği’nin üyeleri, “Hillside Villa no se vende! La lucha sigue sigue!” (Hillside Villa satılık değil! Mücadele devam ediyor!) diye bağırıyordu. Bu kiracılar, binalarının uygun fiyatlılık sözleşmesinin 10 yıl daha uzatılması hakkı kazandılar. Kira artışı nedeniyle tahliye edilmek yerine, uygun fiyatlı kiralarını koruyacak ve evlerinde kalacaklardı. Bu önemli bir zaferdi ve kiracılar, yaklaşık altı yıl önce organize olmaya başladıklarında bunun imkansız olduğunu düşünüyorlardı. Ancak hala ihanete uğramış hissediyorlardı. 2020’den bu yana, çok daha iddialı bir talepte bulunuyorlardı: Binanın mal sahibinden kamulaştırma yoluyla alınıp kendilerine devredilmesini istiyorlardı. Binanın kalıcı olarak uygun fiyatlı tutulmasının tek yolunun bu olduğunu savunuyorlardı.
Hillside Villa, Chinatown’da bir tepeye inşa edilmiş, geliştiricilerin gentrifikasyon (zenginleştirme) çabalarına rağmen, hala binlerce yoksul ve işçi sınıfı göçmene ev sahipliği yapan bir mahalledir. Hillside Villa, 1980’lerin sonlarında inşa edildiğinden beri, 124 dairelik konut kompleksi finansal uygunluk sözleşmesiyle korunuyordu: İnşaat firmalarına kiraları düşük tutmaları karşılığında 30 yıl boyunca 0% faizli bir kredi verilmişti. 2018 sonlarına doğru ise, kiracılara dudak uçuklatan kira artışları bildirildi. Üç odalı bir daire için 845 dolar ödeyen bir kiracı, kirasının 2.500 dolara çıkacağını öğrendi. 30 yıl sona ermişti. Hillside Villa sakinleri için -tıpkı Los Angeles’taki kira kontrolü altındaki evlerinden çıkarılan diğer kiracılar gibi- mevcut dairelerini kaybetmek, evsiz kalmak ya da şehri terk etmek anlamına geliyordu.
Zorunlu tahliyeler yüzünden yerinden edilmelere karşı verilen mücadele, LATU (Los Angeles Kiracılar Sendikası) olarak 2015 yılında kurulduğumuz günden bu güne temel odak noktalarımızdan biri oldu. LATU’nun ilk dönemlerinde yer alan bir pankart, kiracılara şu soruyu sormuştu: “Mahallenizi artık karşılayamayacak durumda olduğunuzda nereye gideceksiniz?” Pankartın alt kısmında ise küçük harflerle bir öneri vardı: “Neden kalmak için savaşmayalım?”
LATU, 14 yerel şubede 3.000 hane ile ülkenin en büyük aidatla finanse edilen kiracı sendikası haline geldi. Başlangıçtan itibaren, İspanyolca ve İngilizce olarak ikili dilde organize olduk; son birkaç yılda ise organizasyonumuz, İspanyolca ağırlıklı hale geldi.
Hillside Villa sakinleri kira artışlarını aldığında, hareket hazırdı. Kiracılar her hafta İngilizce, İspanyolca ve Kantonca olarak üç dilli dernek toplantıları düzenlemeye başladılar. LA tarihindeki en uzun kira grevini başlattılar: Pandemi korumalarının desteğiyle birkaç yıl süren bu grevde, en az 30 aile 2021’den bu yana kira ödememe hakkına sahip.
Kısa bir süre için, şehrin Hillside Villa’yı alıp kalıcı olarak uygun fiyatlı hale getirmesi olası gözüküyordu. Mayıs 2022’de, LA Şehir Konseyi, binayı satın alma sürecini başlatmak için oybirliğiyle karar aldı. Eğer ev sahibi satmayı reddederse, yeni seçilen şehir konsey üyesi, Eunisses Hernandez, kamulaştırma için destek vereceğini söyledi. Ancak ev sahibi, şehir yetkililerinin değerleme yapmasına izin vermedi ve Los Angeles Konut Departmanı başkanı, isteksiz bir satıcıdan Hillside Villa’yı almaya çalışmanın çok pahalı olacağını ve şehri dava riskiyle karşı karşıya bırakacağını belirtti. Bu tepki çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu: Kamulaştırma, fakirlerden arazi almak için kullanılır, zenginlerden değil; çünkü fakirler, avukat tutacak paraya sahip olamazlar.
Pandemi sonrası zorunlu tahliye korumalarının sona ermesinin ardından, Hillside Villa kiracılarının grevi, kendilerine ev sahibine tahliye davaları açma fırsatı verdi. Nisan ayında, aniden, Şehir Konseyi çok farklı bir anlaşmayı oybirliğiyle kabul etti. Ev sahibine, 10 yıl boyunca düşük, uygun fiyatlı kiraları sübvanse etmek için 15 milyon dolar verecek, ancak kiracıların kira borçlarını iptal etmeyeceklerdi. Üstelik olarak, kiracılar borçlarına yüzde 3 faiz ödemek zorunda kalacaklardı, oysa ev sahibi hala yüzde 0 ve yüzde 1 faizli kredilerden faydalanıyordu.
Hillside Villa’daki kiracılar, mücadeleleri ile çok şey öğrettiler, başka binalarda yaşayan yüzlerce kiracı bu mücadeleyi ilham aldı. Nisan ayında, Belediye Meclisi oylamasından sonra, Hillside Villa’nın avlusunda yüz kadar sendika üyesinin bulunduğu bir toplantıda, yaşlı bir kiracı Kantonca bir şarkı ile “İleriye, zafere doğru!” dedi. Kiracıların gözünde kazandıkları şey, 10 yıl daha savaşma fırsatına sahip olmalarıydı. Kiracılar, günümüzde hala her perşembe akşamı toplantılarına devam ediyorlar.
Nerede Mücadele Edeceğiz?
Günümüzde kiracılar, her gün ağır bir yaşamla karşı karşıya; kira ödeyebilmek için kendilerini zorluyor, öğünler atlıyorlar ve bunun sonu bir türlü görünmüyor. Bu koşullar, emlak sahipleri tarafından yaratılıyor ve güç dengesizliğini daha da artırarak kiracıları yalnızca hayatta kalmaya odaklanmış bir şekilde yaşamaya mecbur ediyor.
Bu koşullar bizi pes etmeye zorlayabilir. Ancak, bunun yerine stratejik bir şekilde düşünmeye itmelidir. Kiracı sendikaları, karşımıza çıkan her mücadeleye girmemelidir. Zamanımızı boşa harcamadan, hangi mücadelelerin bizim için gerçekten değerli olduğunu belirleyecek yapılar ve süreçler kurmalıyız. Amacımız; sendikanın gücünü artıracak, daha fazla insanı yanımıza alacak, liderlik gelişimini sağlayacak, şehri harekete geçirecek, politikacılar üzerinde baskı kuracak ve emlak sahipleri ve geliştiricilerden önce, bizim sorunlarımızın sebepleri ve çözümleri üzerine ortak akıl oluşturabileceğimiz mücadelelerdir.
Hiçbir mücadele, bir kiracı sendikası için kalıcı güç oluşturmaz. Binalarda yapılan mücadeleler acil krizlere yanıt verebilir ve komşular arasında liderlik geliştirebilir. Ancak, tek bir bina üzerinde yapılan mücadeleler reaktif ve küçük ölçekli olma eğilimindedir ve bazen bina seviyesindeki birlikler, acil sorunlar çözüldükten sonra dağılır.
Her şeyden önce, stratejik kararlar almak için kolektif bir güç geliştirmemiz gerekmektedir. Bir mücadeleye karar verilmeden önce, şu soruları sormalıyız: Bu zafer, şehrimizdeki kiracılar için ne anlam ifade eder? Bu mücadele ile nasıl güç kazanırız? Bize hangi yeni olasılıkları açar? Ve sonrasında, titiz bir değerlendirme yapmamız gerekir: Ne öğrendik? Bu, pozisyonumuzu nasıl değiştirdi? Hangi yeni örgütsel kabiliyeti kazandık? Mücadeleye kimler katıldı ve onları nasıl tutabiliriz?
Kira zamları, ev sahiplerinin zulmü, zorla yerinden edilme, zenginlerin daha da zenginleşmesi ve bizim gittikçe toplumdan dışarı itilmemiz—bütün bunlar kaçınılmaz gibi görünebilir. Ama hiçbiri kaçınılmaz değil—biz örgütlendikçe.
Bu metin, “The Future of Housing Organizing: Tenant Unions” başlıklı çalışmadan alınmış olup Türkçeye çevrilmiştir. Çeviri sürecinde anlamın korunmasına özen gösterilerek kısaltmalar yapılmıştır.
Kaynak: [The Future of Housing Organizing: Tenant Unions] https://inthesetimes.com/article/housing-crisis-tenant-unions-debt-collective
Fotoğraf Referans: Asbetos. (2024, 29 Ocak). Bina üzerine yapılan duvar resmi [Fotoğraf]. Street Art Utopia.
https://streetartutopia.com/2024/01/29/what-is-home-mural-on-the-housing-crisis-in- ireland/

