Kent ve Müzik Üzerine: Fontaines D.C.’nin Dublin’i
- Başak Pınar
- 17/02/2025
- Araştırma, Görüş
- Dogrel, Dublin, FontainesDC, KentHikayeleri, KentinSesi, KentinŞiirleri, KentKimliği, KentVeMüzik, SesManzarası
- 0 Yorum
Now I will do nothing but listen …
I hear all sounds running together, combined,
fused or following,
Sounds of the city and sounds out of the city, sounds
of the day and night. …
Şimdi başka hiçbir şey yapmayacağım, sadece dinleyeceğim …
Tüm sesleri duyuyorum, birbirine karışan, birleşen,
ya da birbirini takip eden sesleri,
Kentin sesleri ve kentin dışından gelen sesleri,
günün ve gecenin sesleri. …
Walt Whitman, Song of Myself
Kültür ve Kimlik Üzerine: Kentin Sesleri Müzik Algımızı Nasıl Etkiler?
Her kentli, yaşadığı mekânda kendine özgü hikâyeler yazar. Bu hikâyeler zamanla kentin dokusuna işler; sokaklarda, binalarda, duvarlarda – kısacası kentin kolektif hafızasında kendine yer edinir. Kimi hikâyeler ise sözlere dönüşür; bir şiirin dizelerinde yankılanır ya da bir şarkının melodisinde yeniden hayat bulur. Ortaya çıkan bu şiir ve melodiler zamanla kentin sesine karışır, birleşir ve birbirini takip eder; kentin değişen sesi yeni hikayeler yazdırır insanlara ve bu döngü böyle sürüp gider yüzyıllar boyunca.
Bu döngünün temeline kısaca değinmek ve daha iyi anlamak adına bir kitap üzerinden örnek verelim. R. Murray Schafer, “The Soundscape” kitabında kent ve müzik ilişkisini daha temel bir konudan, bireylerin ses algısından ve bu seslerin kültürel ve mekânsal bağlamda değişikliklere uğraması üzerinden ele alır. Bir kentin sokaklarından yankılanan sesler, pazar yerlerinin uğultusu, bir tramvayın raylarda çıkardığı gıcırtı, sokak sanatçılarının ezgileri ya da bir kafeden sızıp birbirine dolanan müzik ve konuşma sesleri sadece bir arka plan gürültüsü değil; aynı zamanda kentin ve kentlinin kültürünü şekillendiren bir unsurdur. Bu unsurlar birleşip kentin kimliğine işler, kentin kimliği de kentlinin duygu dünyasına yansır; o yansıma da karşımıza (daha önce de belirttiğim gibi) şiir ve müzik olarak çıkar.
Schafer’ın da ifade ettiği gibi, ses manzarası (soundscape) aynı zamanda toplumsal ve kültürel dönüşümlerle de paralel olarak değişiklik gösterir. Tarih boyunca, kentsel bağlamda yaşanan politik gelişmeler ve kitlesel hareketler, edebiyatta ve sanatta değişimlere ve kültürel yansımalara yol açar. Örneğin Dublin’in ses manzarası, geçmişteki politik çatışmalar ve sokaklardaki halk hareketleriyle harmanlanmış bir şekilde insanların yıllardır dinledikleri müziklerin temel taşını oluşturur. Yazının ilerleyen kısımlarında daha detaylı bir şekilde değineceğim bu yansımalar, en güncel haliyle hala var; ve bunu, bir süredir seslerini dünyaya duyurmayı başarmış bir grup özelinde – Fontaines D.C. ve onların Dublin hikayeleri üzerinden ele alacağız.
Dogrel, İrlanda ve Şiir Üzerine: “Big”, “Boys In the Better Land” & “Dublin City Sky”
“İrlanda geleneksel müziğinin doğuştan gelen asi bir ruhu vardır – bu ruhun punk ile birleşimi de oldukça doğal hissettiriyor” (Conor Deegan, basçı)
Grubun 2019’daki çıkış albümü Dogrel, İrlanda’ya (özellikle de Dublin’e) yazılmış bir aşk mektubu sayılabilir. Albümün isminden söz yazarlığına, enstrüman seçiminden anlatış şekline kadar her element, İrlanda kültürünü ve orada doğup büyümüş grup üyelerinin ona atfettiği değeri dinleyiciye aktarmayı başarıyor.
Albümün ismi, edebi değeri olmayan, ritim ve kafiyeden uzak bir şiir türü anlamına gelen “doggerel” kelimesinden geliyor. Yüzyıllardır İrlanda edebiyatında ve günlük yaşamda kullanılan bu anlatım şekli, özellikle 20. yüzyıla odaklandığımızda İrlanda’da yoğunlaşan politik atmosferin halktaki karşılığı olarak görülebilir. 1900’lerin başlarında İrlanda’da yer alan bağımsızlık hareketleri ve savaş dönemi, İngiliz yönetimine karşı gelişen tepkiler ve artan milliyetçilik ile birlikte bu türün halk arasındaki farkındalığın artırılmasının ve bir propaganda unsuru olarak kullanılmasının yolunu açıyor. Bu dönemle birlikte doggerel, savaş sonrası kentlerdeki işçi sınıfının günlük mücadelelerini mizahi bir dille ifade eden bir araç haline geliyor, örneğin işçi grevleri için doggerel türünde şiirler yazılıyor. Bununla birlikte halk sanatçılarının da mizahla harmanlanmış siyasi ve toplumsal eleştiriler yapmak üzere bu türü eserlerinde sık sık kullandığını söyleyebiliriz.
“Bence müziğimizin büyük bir kısmı, bana otobüsler, trenler ve Dublin’in belli sokaklarındaki insan kalabalıkları gibi geliyor” (Grian Chatten, vokalist)
Tarihi arka planıyla birlikte düşünüldüğünde Dogrel, Dublin sokaklarını, günlük hayatın akışını ve kentteki değişimlerin etkilerini, yine kendi tarihi birikiminden ve toplumundan gelen bir anlatım şekli ile dinleyiciye aktarıyor. Bu kendine has anlatım dili yer yer punk tarzıyla, bazen de yöresel ezgilerle harmanlanıyor; fakat genele baktığımızda albümün verdiği tam bitirilmemiş ve ham bırakılmış hissiyatı onu tam olarak bir punk albümü yapıyor diyebiliriz.
“Dublin ve müziğimizi aynı şey olarak düşünüyorum, çünkü bu şehirden derinden etkilenmiş insanlar tarafından yazıldı. … Şehir bizi tamamen içine çekti; sokak köşelerinin görünüşünden, insanların konuşma tarzına kadar her şeyiyle bizi etkiledi ve bu etkiler, müziğimizin her yönüne yayıldı.” (Grian Chatten, vokalist)
Albümün punk türündeki açılış şarkısı “Big” ve folk türündeki kapanış şarkısı “Dublin City Sky”, iki taraf – grubun kendi kimliği ve yaşadıkları kentin kimliği arasında zengin bir hikaye anlatımı sunuyor ve dinleyiciye bu iki tarafın birbirini beslediği mesajını veriyor. Bu iki şarkıya ek olarak bir diğer öne çıkan şarkı “Boys In the Better Land” ise toplumun içinde yaşadığı ikilikleri İngiltere ve İrlanda arasındaki çatışma bağlamında anlatıyor. Grubun kent, kültür ve kimlik üzerinden anlattıkları hikayeleri, şimdi gelin bu üç şarkı özelinde biraz daha yakından inceleyelim (incelemedeki röportaj alıntıları The Guardian gazetesinden derlendi):
Devam etmeden önce yazardan bir not: Aşağıdaki linklerden erişebileceğiniz çalma listesi, bu yazıyı okurken size eşlik etmesi için hazırlandı. Keyifli dinlemeler!
Big 
Hikâyesini kendi ağzından dinlediğimiz hayali bir karakteri konu alan açılış şarkısı, onu yaratan müzisyenlere göre aslında rol yapıyor. Karakterin gösterdiği “büyüme hırsı” daha çok kapitalizmin sonucu olan bir hastalık, ve bu durum şarkıda “her şeye sahip olma” hırsı ile “büyüme hırsı” arasında kurulan bağ ile anlatılıyor. Yine aynı şekilde, karakterin kendi geçmişine neden küçümseyici bir yerden baktığını da bu bağlantıyla anlayabiliriz: “Kendi geçmişini, diğer insanların geçmişleri bağlamında daha aşağıda hissediyor. Bu yüzden bizim için neredeyse ironik bir durum.” Diğerlerine kıyasla “küçük” bir hayata sahip olduğunu düşünen karakter, kapitalist dünyanın bir sonucu olarak daha “büyük” bir hayat ve her şeye sahip olma hırsıyla yanıp tutuşuyor, ve hikâyesini yine Dublin üzerinden dinleyiciye aktarıyor: “Dublin in the rain is mine!”
“A pregnant city with a catholic mind”: Şarkıda aynı zamanda Katolik Kilisesi’nin kürtaj konusundaki sert görüşlerine de atıfta bulunuluyor. İçeriğe daha detaylı bakıldığında ise şehir ne kadar zor koşullarda “doğmuş” olursa olsun, ya da koşullar ne kadar kötüleşirse kötüleşsin; şehrin her zaman var olmaya devam edeceği ve sakinlerini her zaman “doğurmaya” devam edeceği belirtiliyor.
Boys In the Better Land 
Albümün çıktığı dönem, yıllardır süren İngiliz-İrlanda ilişkilerinin en gergin olduğu döneme, Brexit müzakerelerinin iki ülkeyi en çok kutuplaştırdığı bir zamana denk geliyor. “Bu konuda beni endişelendiren tek şey Kuzey İrlanda’nın durumu,” diyor Deegan, grubun basçısı, ve ekliyor: “Britanya’nın ne yaptığı umrumda değil. Zaten bir cumhuriyet kurmanın temel amacı buydu.”
“Artan Anglofobi seviyesini kesinlikle fark edebilirsiniz” diye ekliyor Chatten, grubun vokalisti. İşte bu fikir, Boys In the Better Land’in ana konusunu oluşturuyor. Şarkıda, çok kültürlü bir geçmişe sahip taksi şoförü, İrlanda menşeili Carrolls sigarası içerek ve “İngilizler dışarı!” diye bağırarak kendi İrlandalılığını savunuyor. Chatten bunu şöyle açıklıyor: “Bu karakter aniden İrlandalı ve Anglofobik ya da Britanya karşıtı olmayı benimsemekte bir miktar anlam buluyor. … Bu tür şeylerin ne kadar yüzeysel ve egoya dayalı olduğunu, bir şeye karşı gerçek bir nefretten ziyade bir şeyin parçası olma arzusuyla şekillendiğini gösteriyor.”
Dublin City Sky
Dublin’in Çin mahallesindeki bir barda geçen albümün kapanış şarkısı, toksik bir ilişkinin sonlarında geçen diyaloglar üzerinden kapitalizmin getirdiği soylulaştırmanın baskısını, ve bunun altında karakteri parçalanan kenti konu alıyor. “Soylulaştırmanın öldürdüğü, yok olan kültürü keşfetmek çok önemli bir şey” diyor Chatten. “Bu durum (soylulaştırma), şehrin sevdiğimiz yönlerine bir gölge düşürüyor ve o gölgenin içinde olan şeyler hakkında yazmamız için bize itici bir güç veriyor.”
Deegan ise şunları ekliyor: “Buradaki teknoloji şirketlerinin artışı, Dublin’de şu anda yaşanan tüm kapitalist gelişmeler ve yaşam kalitesi veya sanat yerine paraya odaklanılması, soylulaştırmanın kaçınılmaz olmasının sebebi. Bence eski romantik İrlanda çoktan öldü.”
Yazı hazırlanırken bu kaynaklardan bilgi ve ilham alındı – ilgilenen okur için öneri
3voor12 extra. (2019, March 21). Fontaines D.C. on debut album Dogrel, Ireland and poetry [Video].
YouTube.
https://www.youtube.com/watch?v=8-7Xer3dLnA
Berman, S. (2019, April 17). Fontaines D.C.: Dogrel. Pitchfork.
https://pitchfork.com/reviews/albums/fontaines-dc-dogrel/
McCracken, D. (1995). The Irish Literary Movement, Irish Doggerel and the Boer War. Études
Irlandaises, 20(2), 97–115.
https://doi.org/10.3406/irlan.1995.1256
Schafer, R. M. (1993). The soundscape: our sonic environment and the tuning of the world. Destiny
Books.
Van Nguyen, D. (2020, February 3). Irish punks Fontaines DC: “You can feel the growing
Anglophobia.” The Guardian.
Yazı için kullanılan görseller bu kaynaklardan alındı, yazar tarafından yeniden üretildi
Big:
Fontaines DC. (2019, February 7). Fontaines D.C. – Big (Official Music Video) [Video]. YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=aiLk6G5N-3Y
Boys In the Better Land:
Fontaines DC. (2018, February 19). Fontaines D.C. – Boys In the Better Land (Darklands version)
[Video]. YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=TNXrKBt76zI
Dublin City Sky:
Hofer, E. (1966). Dublin Sky [Dye transfer print]. In High Museum of Art.
https://high.org/collection/dublin-sky/
Çalma listesinde kullanılan kapak fotoğrafı:
Fontaines DC. (2024, April 17). Fontaines D.C. – Starburster (Official Video) [Video]. YouTube.
https://www.youtube.com/watch?v=KHocVRUlvkk
Instagram için öneri kapak fotoğrafı:
Fontaines D.C. on finding their political voice and being fucked off with fame. (2022, July 14). https://hungermag.com/editorial/fontaines-d-c
Çalma listesi için bağlantılar
https://open.spotify.com/playlist/7daHYg6u6YhZzB1QmpzAYS?si=1d11b7af4c3646d4
https://music.apple.com/tr/playlist/yazı/pl.u-PDb40eBuGZyYzz

