Geri Kalmışlık Değil, “Başka Kalmışlık”: Kırsalın Savunması

Kentlerin kimliksizleşmesi ve sürekli büyüme arzusu, sadece biçimsel bir benzeşme değil; sermayenin mekânı standardize etme stratejisidir. Bu süreçte kentler kültürel kimliklerini yitirirken, kırsal ise modernleşme modellerinin gözünde daima eksik, yetersiz ve “geri kalmış” olarak etiketlenir. Kırsalın yaşam biçimi, hızı ve ritmi, daima kentsel tahakkümün kıyas tuzağına düşer.  İlhan Berk’in yaklaşımıyla; kent, insanın yüzünü silen bir aynadır. Bu silinmeye karşı, belleğin …

Okumaya devam et