Sıfır atık mı? Sıfır emek mi? 

“20’li yaşlarının ortasında olan “Ali”, henüz 13 yaşındayken Türkiye’nin güneyinde bulunan Adana şehrinde plastik geri dönüşüm sektöründe çalışmaya başladı. Günde 13 saatini bir geri dönüşüm tesisinde geçiriyor, plastiği küçük parçalar ve peletler halinde ayırıyor, kesiyor ve eritiyordu. Beş yıl önce Ali, geri dönüşüm tesisindeki hava kirliliğine bağlı olduğunu düşündüğü nefes alma güçlüğü nedeniyle işinden ayrıldı” (Human Rights Watch, 2022).

İnsanlar, dünya ile sürekli bir ilişki kurarak varlıklarını sürdürmektedirler. Ancak, bu ilişkinin sonucunda olumsuz çevresel etkiler gibi çeşitli problemler ortaya çıkmaktadır. Doğal kaynakların tükenmesi, kirlilik, iklim değişikliği gibi sorunlar, insan faaliyetlerinin doğrudan birer sonucudur. İlginç olan, bu problemlerin çözülmesi için yine insanın çaba sarf etmesi gerektiğidir.

Sürdürülebilirlik kavramı da bu bağlamda ortaya çıkmıştır. Sürdürülebilirlik, 1972’de Stockholm’de gerçekleşen Birleşmiş Milletler İnsani Çevre Konferansında ilk kez gündeme gelmiş ve yıllar geçtikçe ülkelerin kalkınma ve gelişme doğrultularına yön vermiştir. Bu durum, tüketim toplumu kontrolsüzlüğü dolayısıyla meydana gelen problemler için yeni çözüm arayışlarının bir sonucudur. Ancak bu çözüm çabaları, projelere sınırlı kaynak aktarılması ve ulusal/uluslararası yasal düzenlemelerin uygulamaya geçmemesi gibi sebeplerle kısıtlanmaktadır. Örneğin, her ülkenin çevresel sorunları ele alırken sahip olduğu yetkiler ve imkanlar sınırlıdır. Ancak, çevresel problemler sınır ötesi bir etkiye sahiptir. Bu nedenle, çevresel sorunlar ve sürdürülebilir kalkınma sadece yerel bir mesele olmanın ötesine geçer. Global bir yaklaşım gerektirir. Bu bağlamda, çevresel etkiler ve çözümler, mekan sınırlarının ötesinde, bütünsel bir şekilde ele alınmalıdır. Bu bütünsel planlamalar, uluslararası işbirliği ve sınır ötesi stratejilerle sürdürülebilir bir gelecek için daha etkin çözümler üretebilir. Ülkelerin ulus üstü, ulus altı, bölgesel ya da yerel düzeyde geliştirdikleri atık politikaları günlük hayatı direkt etkileyen başlıklardan sayılabilir. 

Bu bağlamda, Avrupa Birliği’nin atık politikalarını tekrar incelemek günümüz dünyasının problemlerini algılamamıza da yardımcı olacaktır. Sürdürülebilirlik çerçevesinde geliştirilen hedefler ve eylemler kapsamlı ele alındığında birçok aşamada etik değerlerin sorgulanacağı durumlar ortaya çıkmaktadır. Bu konuda, geri dönüşüm hedefleri doğrultusunda Küresel Kuzey’in başka ülkelere “çöp” ihraç ediyor olması 20. ve 21. yüzyılın en önemli gündemlerinden biri haline gelmiştir.

Avrupa Birliği’nin atık ihracatı özellikle 1980’lerde etkilerini göstermeye başlamıştır. Küresel Kuzey ülkelerinden birçoğu yıllar içerisinde bu sürece dahil olmuştur (Şekil 1). Bu ihracatı yapan ülkelerin temel gerekçeleri genellikle bu atıkları geri dönüştürecek altyapı sistemlerinin olmaması şeklinde lanse edilmektedir. Çelişki tam da bu noktada başlar. AB’nin “geri dönüşüm” amacıyla ihraç ettiği atıkların içeriğine bakıldığında büyük bir kısmının geri dönüştürülemeyen, plastik gibi çevre üzerinde zehir etkisi yaratan maddeler olduğu görülmektedir. Kaldı ki teknolojik altyapı ve sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri ortada olan bu ülkelerin, atıklarını en kolay ve maliyetsiz yoldan görece daha yoksul olan ülkelere ihraç etmeyi tercih ettiklerini saklamak istedikleri de bilinen bir gerçektir.

Şekil 1: 2017-2021 yılları arası toplam (kg) küresel atık ihracat miktarları (BM İstatistik Bölümü, t.y. akt. Human Rights Watch, 2022).

2018 yılına kadar Avrupa Birliği’nin en büyük plastik atık alıcısı olan Çin Hükümeti, 2018 yılında getirdiği yasak ile atık sevkiyatında büyük bir boşluk yaratmıştır (Igini, 2022). Avrupa Birliği Atık Sevkiyat Yönetmeliği’ne göre çöp ihraç edilecek ülkenin OECD üyesi olması zorunludur; Çin’in OECD ülkesi olmaması da oluşan bu boşluğu Türkiye’nin doldurmasına yol açan etmenlerdendir.  (HRW, 2022).  “Ayrıca Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkelerine coğrafi yakınlığı, AB ile güçlü ticari ilişkileri ve OECD üyesi bir ülke olması, Çin hükümetinin yasağından bu yana ülkeyi AB’nin plastik atık ihracatı için kilit bir hedef haline getirmiştir” (HRW, 2022).

Şekil 2: 2011-2021 yılları arası Türkiye’nin AB üyesi ülkelerden yaptığı plastik atık ithalat miktarları (kg)(BM İstatistik Bölümü, t.y. akt. Human Rights Watch, 2022).

Şekil 3: Yıllara göre Avrupa’nın çöp alıcı ülkeleri ve çöp miktarları (Eurostat, 2024, akt. İstatistikgram, 2024).

Human Rights Watch, 2022 yılında “It’s as If They’re Poisoning Us” isimli Türkiye’nin plastik atık alımını ve etkilerini inceleyen bir rapor çıkarmıştır. Rapor kapsamında verilen bilgilere göre Avrupa’dan gelen plastik atığın Türkiye’deki en büyük destinasyon merkezlerinin İstanbul ve Adana olduğu görülmektedir ve buralardaki geri dönüşüm tesislerinin konumları ve insanlara olan etkileri rapor boyunca tartışılmaktadır. Araştırmaların birebir geri dönüşüm tesislerinde çalışan ve çevresinde yaşayan insanlarla yapılmış olması durumun en açık şekilde ifade edilmesinde etkili olmuştur. 

Şekil 4: Adana kağıt toplama alanının sokaktan görüntüsü (Saadet Atmaca, 2024)

Şekil 5: Adana (Saadet Atmaca, 2024)

Rapor sonucunda ulaşılan bilgilere göre;

  • Çalışanların çeşitli solunum yolu rahatsızlıklarına maruz kaldığı,
  • Tesislerde ekipmanların yetersiz olduğu,
  • İşverenler tarafından yasal düzenlemenin çok altında düşük ücretler verildiği, ayrıca sigortasız işçi çalıştırmanın çok yaygın olduğu,
  • Çocuk işçilerin çalıştırıldığı,
  • Kaçak/göçmen işçilerin çalıştırdığı,
  • Ruhsatsız geri dönüşüm tesislerinin açıldığı ve bu tesislerin faal olarak hizmet ürettiği,
  • Açılan tesislerin konut ve park alanlarına yakın olduğu,
  • Çalışanların uzun çalışma saatlerine maruz kaldığı,
  • Çoğu tesisin yakma-gömme işlemi yaparak çevreye zarar verdiği gibi yaşam kalitesini, insan hayatını ve sağlığını direkt etkileyen birçok problem tespit edilmiştir. 

İlgili rapor kapsamında yapılan bir dizi araştırma sonucu elde edilen bulgularla hem Türk hükümetine birçok uyarıda bulunulmuş hem de ülkelerin geri dönüşüm politikasındaki eksikliklere vurgu yapılmıştır. Bunları şu şekilde özetlemek mümkündür:

  • Hükümet, plastik geri dönüşümünün sağlık ve çevresel etkilerine karşı yetersiz tepki göstermektedir.
  • Düzenli hava kalitesi izlemesi yapılmamaktadır.
  • Ulusal ve uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükler ihlal edilmektedir.
  • Lisanssız plastik tesislerin tespit edilmesi ve faaliyetlerinin durdurulması gerekmektedir.
  • Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, çevre mevzuatına uyumu sağlamak için tesislerde etkili ve düzenli habersiz denetimler gerçekleştirmeli, yasalara aykırı olarak evlere ve okullara yakın konumlandırılmış tesisleri kapatmalı veya taşınmasını sağlamalı ve hava kirliliğinden kaynaklanan risklerle ilgili bilgileri kolayca erişilebilir hale getirmelidir. 
  • Sağlık Bakanlığı, plastik geri dönüşüm tesislerinin yakınındaki mahallelerde sağlık etkisi çalışmaları yapmalı ve topluluk sağlığı verilerini erişilebilir ve ulaşılabilir kılmalıdır.
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, geri dönüşüm tesislerindeki işçiler için düzenli ve kapsamlı meslek sağlığı muayeneleri yapmalı, işverenlerin yeterli koruyucu ekipman sağladığından emin olmalı ve çocuk işçiliği yasağının etkin şekilde uygulanmasını sağlamalıdır.
  • AB ülkeleri de dahil olmak üzere atık ihracatı yapan ülkeler, atıklarını diğer ülkelere göndermek yerine kendi ülkelerinde yönetmek için adımlar atmalıdır.
  • Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi, şu anda gözden geçirilmekte olan Atık Sevkiyat Yönetmeliği’nin, Avrupa Birliği veya Avrupa Serbest Ticaret Birliği üyesi olmayan ülkelere plastik atık ihracatını sona erdirdiğinden ve tüm ülkeler için, OECD statüsünden bağımsız olarak, koruma sağladığından emin olmalıdır.

İklim değişikliğinin ve çevre kirliliğinin etkileri kötüleştikçe, yeni ürünler üretmek için gereken hammadde ve enerji tüketimini azaltmak için ürünlerin atılmak yerine yeniden kullanıldığı, onarıldığı ve yenilendiği daha döngüsel bir ekonomiye olan ihtiyaç artmaktadır. Geri dönüşümü plastik kullanımının ana çözümü olarak görmek yanlış bir çözümdür. Aksine, plastik gibi yeni malzemelerin üretimini azaltmak döngüsel ekonomide çok önemlidir. Üretilen plastik miktarını azaltmadan, fosil yakıtlardan plastik üretimi, insan haklarına yönelik küresel bir tehdit olan iklim krizini daha da kötüleştirmeye devam edecektir. Plastik kullanımı öngörüldüğü gibi artmaya devam ederse, 2050 yılına kadar plastik üretimi ve yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonları küresel karbon bütçesinin yüzde 15’ine ulaşacaktır. Dolayısıyla ulusal ve uluslararası düzeyde birçok önlemin acilen alınması bir zorunluluktur.

Plastik kullanımı ve zararları başlı başına büyük bir araştırma ve tartışma konusudur. Üzeri kapalı son derece iyi niyetli görünen bu plastik akışı konuyu çok daha farklı problemlere taşımaktadır. Ülkemizde plastik geri dönüşümü artık yalnızca çevresel zararlara sebep olmamakta aynı zamanda çok büyük bir insan/emek sömürüsüne yol açmaktadır. Bu olumsuz etkileri en aza indirecek çeşitli yasal düzenlemeler olmasına rağmen uygulamada yaşanan pek çok sıkıntı, işyerlerinin denetim eksikliği, kamu idarelerinin sorumluluklarını yerine getirmemesine bağlı olarak  gerçekleşen bu sömürü, uygulamadaki yetersizlikleri aşikar bir şekilde ortaya koymaktadır. Kalkınma planlarında “sıfır atık” politikalarının birçok hedef ve eylem planında yer alması, bu konuyla birlikte değerlendirildiğinde büyük bir çelişkiyi beraberinde getirmektedir. Atık dönüşümü salt ekonomik bir kazanca indirgenemez. Halk sağlığını, ekosistemi doğrudan etkileyen ve olumsuz sonuçları geri döndürülemez hatalara sebep olan yanlış atık politikası uygulamalarının ekolojik ve toplumsal etkileri yadsınamaz derecede büyüktür ve önlem alınmazsa daha da büyük hale gelecektir.

Şekil 6: (Human Rights Watch, 2022)

 

 

Kaynak:

Human Rights Watch. 2022. “It’s as if they’re poisoning us”. The Health Impact of Plastic Recycling in Turkey.

Diğer Kaynaklar:

https://earth.org/chinas-import-ban/

https://www.greenpeace.org/

https://mikroplastik.org/

https://www.bbc.com/turkce/articles/c6pejnn3yr6o

https://www.instagram.com/reel/DEsgKbws_U1/?igsh=YXBhNnJxNGkwOXA0